Yazar: ASR YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

DEĞERLİ KONUT VERGİSİ UYGULAMA ESASLARI

Vergilendirme teorilerinden birisi olan Servet üzerinden alınan vergilere yeni bir örnek, olan Değerli Konut Vergisi, vergi mevzuatımıza 2019 yılında girmiştir. 7 Aralık 2019 tarih ve 30971 nolu Resmi Gazete’ de yayımlanan 7194 sayılı Dijital Hizmetler Vergisi Kanunu içinde yer alan düzenlemenin madde 30 ve devamı maddeleri ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa 42 ila 49 maddeler ilave edilmiştir. 1.1.2020 olarak yasalaşmıştır. Daha sonra 7221 sayılı Kanuna eklenen Geçici 24 üncü madde ile 2021 yılına ertelenmiştir.   Değerli Konut Vergisi Uygulama Genel Tebliği 15.01.2021 Tarih ve 31365 nolu Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

  1. Verginin Kapsamı

Türkiye sınırları içinde bulunan ve bina değeri 1319 sayılı Kanunun 42 inci maddesinde yer alan tutarı aşan mesken nitelikli taşınmazlar değerli konut vergisinin konusunu teşkil etmektedir. 2021 yılı içi meskenin emlak değeri 5.227.000 TL’yi geçen konutlar değerli konut vergisinin konusuna girecektir. Konutların değeri 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunun 29 uncu maddesine göre belirlenen bina vergi değeri esas alınarak belirlenecek olup, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen değerler dikkate alınmayacaktır.

  1. Değerli Konut Vergisinin Mükellefiyeti

Bu verginin mükellefi, mesken nitelikli taşınmazların maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa taşınmaza malik gibi tasarruf edenlerdir. Mesken nitelikli taşınmaza paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hissesi oranında mükellef olurlar. Elbirliği mülkiyetle ise malikler vergiden müteselsilen sorumludur.Mesken nitelikli taşınmazın bina vergi değerinin 1319 sayılı Kanunun 42 inci maddesinde belirtilen tutarı aştığı tarihi takip eden yıldan itibaren başlar. Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya mesken olan taşınmazın değerinin 42 inci maddedeki tutarın altında olması hallerinde, bu durum mükellef tarafından ispat edici evraklar ile birçok ilgili vergi dairesine bildirir ve bu durumda ilgili yıl içinde beyanname verilmez.      

  1. Hangi Konutlar Vergiden Muaftır

Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olanların taşınmazı ile birden fazla mesken nitelikli taşınmazı bulunanları değerli konut vergisine giren en düşük değerli mesken nitelikli taşınmazı için değerli konut vergisi muafiyeti uygulanır.- Birden fazla mesken nitelikli taşınmazı bulunan mükellefler, değerli konut vergisi konusuna giren en düşük değerli mesken nitelikli tek taşınmazını, “Birden Fazla Meskeni Olanların, Muafiyet Uygulanacak En Düşük Değerli Tek Meskenlerine İlişkin Bildirim” ile beyanname verme süresi içerisinde ilgili Vergi Dairesine bildirmeleri gerekmektedir.

  1. Verginin Matrah ve Oranı

Bina vergi değerinin, Kanunun 42 inci maddesinde yer alan ve ilgili yılda uygulanan tutarı aşan kısmı, mesken nitelikli taşınmaza ait verginin matrahını oluşturacaktır. – 5.000.000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar (bu tutar dâhil)     5.000.000 TL’yi aşan kısmı için                                                                            (Binde 3)  – 10.000.000 TL’ye kadar olanlar (bu tutar dâhil)     7.500.000 TL’si için 7.500 TL, fazlası için                                                              (Binde 6)                                                                                     – 10.000.000 TL’den fazla olanlar 10.000.000 TL’si için 22.500 TL,      Fazlası için                                                                                                              (Binde 10)    Oranında vergilendirilir.        5. Verginin Beyanı, Ödeme Süresi ve Ödeme Yeri
Değerli Konut Vergisi, mükelleflerin verecekleri, Değerli Konut Vergisi Beyannamesi üzerine tarh olunur. Mükellefler beyannamelerini verirken, taşınmazın bulunduğu yer belediyesinden alınan bina vergi değerini (beyanname verilen yıl ve bir önceki yıla ilişkin) gösteren belgeyi eklemek suretiyle, ilgili yılın Şubat ayının 20 inci günü sonuna kadar taşınmazın olduğu yer vergi dairesine vereceklerdir. Mükellefler beyannameleri kendileri elektronik ortamda gönderebilecekleri gibi SMMM VE YMM ile sözleşme imzalayarak e- beyanname şeklinde de verebileceklerdir. Bu durumda, beyannameye eklenecek bina vergi değerini gösteren belge, beyanname tarihinden itibaren 15 gün içinde elden veya posta yolu ile ilgili vergi dairesine tevdi edilir.
Beyan edilmesi gereken birden fazla değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmaza sahip olan mükellefler, bu taşınmazların tamamı için 1 Nolu Değerli Konut Vergisi Beyannamesi kullanarak tek beyanname vereceklerdir.
Değerli konut vergisi, yetkili vergi dairesi tarafından yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirilir. Bu vergi, ilgili yılın Şubat Ve Ağustos aylarının sonuna kadar iki eşit taksitle ödenir.
Müteakip yıllar için mükellef tarafından aynı şekilde yıllık olarak beyanname verilmeye devam eder. Her yıl bu beyannamelere, beyannamenin verildiği yıl ve bir önceki yıla ait bina vergi değerini gösteren belgenin eklenmesi zorunludur.

ESNAF, SANATKÂR VE TACİRLERE VERİLEN DESTEK

 Koronavirüs (Covid-19) salgınından dolayı işleri zarar gören esnaf ve sanatkârlar ile gerçek kişi tacirlere ödenecek destekler ile alakalı 3323 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı 23 Aralık 2020 tarih ve 31343 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

 Söz konusu Cumhurbaşkanlığı Kararının uygulanmasına yönelik olarak Ticaret Bakanlığı Tebliği 24 Aralık 2020 tarih ve 31344 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

  Ticaret Bakanlığı bu kapsamda verilecek hibe destek programı ve uygulama esaslarını tebliğ ile açıklamıştır.

  1. Destek Programının Kapsamı;
  • Hibe Destek Programına, Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında alınan tedbirlerden etkilenen ve Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen sektörlerde faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlar ile gerçek kişi tacirler faydalanır.
  •  
  1. Destek Programına İlişkin Hususlar;

Program kapsamındaki hibe desteği iki şekilde açıklanmıştır. Bir türü gelir kaybı desteği diğer türü ise bina desteğidir.

  1. Gelir kaybı desteği; Belirlenen kişilere aylık 1.000 TL olmak üzere toplamda 3.000 TL hibe desteği sağlanır.
  2. Kira desteği; Belirlenen gerçek kişilerin vergi sicil kayıtlarına göre esas faaliyetlerini yürüttükleri iş yerlerinin kira olması halinde büyükşehir belediyelerinin bulunduğu yerlerde aylık 750 TL olmak üzere 2.250 TL, diğer yerlerde ise aylık 500 TL olmak üzere 1.500 TL kira desteği sağlanır.

Süresinde yapılan başvurulardan olmak kaydıyla 2021 yılının Ocak, Şubat, Mart ayları olmak üzere üç aydır. İş yeri kira bedeli, destek tutarının altında ise işyeri kira tutarı kadar kira desteği ödenir.                                                                                                              

  1. Destek Programından Yararlanma Koşulları;
  • 14.12.2020 tarihinden önce ( bu tarih dahil) vergi mükellefiyetini tesis ettirmiş, Bakanlık tarafından belirlenen sektörlerde faaliyet gösteren ve kapsamda olanların bu tarih itibariyle esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı olmak,
  • Destek başvurusunda bulunanlar faaliyetlerini sürdürüp, kira ödemesini yaptıkları işyeri sayısı birden fazla ise, sadece başvuruda bulunan bir işyeri için kira desteğinden faydalanabilir.
  • Destek kapsamındaki kişiler, hibe desteğinden vergi sicil kayıtlarındaki esas faaliyet konusu üzerinden bir kez faydalanır.
  • Hibe desteğinden faydalanılan dönemlerde vergi mükellefiyeti faal olarak devam etmelidir. Destekten faydalanan kısmen gayri faal olduğunun anlaşılması durumunda destek ödemesi yapılmaz.
  •  
  1. Başvuru, Değerlendirme ve İtiraz; 
  • Destek başvuruları ve itirazlar elektronik ortamda www.turkiye.gov.tr internet adresi (edevlet) üzerinden yapılır.
  • Başvuru ve ekli taahhütname elektronik ortamda onaylanır.
  • Başvuruda bulunan kişi işyerinin kira bedeli, açık adresi ve mal sahibinin kimlik bilgilerini beyan etmesi gerekir.
  • Reddedilen başvurular ret tarihinden itibaren on gün içerisinde Genel Müdürlüğe itiraz edilebilir.
  •  
  1. Destek Ödemeleri;
  • Destek başvurusunun uygun bulunması halinde ilgilinin banka hesabına destek ödemesi yapılır.
  •  
  1. Diğer Konular;
  • Başvuruda bulunan kişiye fazla ve yersiz ödeme yapıldığının tespiti halinde söz konusu tutar 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsil edilir.

22.12.2020 tarihli ve 3323 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Kapsamında Desteklenecek Ekonomik Faaliyetler İçin Tıklayınız

ÇALIŞANLARA SAĞLANAN ŞEHİRİÇİ ULAŞIM HARCAMALARININ GELİR VERGİSİ VE SGK PRİMİ KARŞISINDAKİ DURUMU

GİRİŞ: 05/12/2019 tarih ve 7194 sayılı Torba Kanun ile ve vergi kanunlarında bir takım düzenlemeler yapılmıştır. Sirkülerin konusu olan “Hizmet erbabına işyerine gidip gelirken sağlanan menfaatlerde istisna” da, Gelir İdaresi Başkanlığı, 27/05/2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 311 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile düzenleme yapmıştır. Bu konu hakkında uygulanma esasları aşağıdaki gibidir.

İşverenlerce Hizmet Erbabının İşyerine Gidip Gelmesi İçin Sağlanan Menfaatlere İlişkin İstisna

i) Yasal düzenleme

7194 sayılı Kanunun Madde 11 ile Gelir Vergi Kanunun 23.maddesinin (10) Nolu bendi aşağıdaki gibi değiştirilmiştir.

 “10. Hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadıyla işverenler tarafından yapılan taşıma giderleri işverenlerce taşıma hizmeti verilmeyen durumlarda, çalışılan günlerde ait bir günlük ulaşım bedelinin 10 TL’yi aşmaması ve buna ilişkin ödemenin toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının temini şeklinde yapılması şarttır. Ödemenin bu tutarı aşması halinde aşan kısım ile hizmet erbabına ulaşım bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir. Bu istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

ii) İstisnanın Kapsamı Ve Yararlanma Şartları,

İşverenler tarafından hizmet erbabının toplu olarak işyerlerine gidip gelmelerine yönelik taşıma hizmeti verilmediği durumlarda, hizmet erbabına verilen toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçları için yapılan ödemeler nedeniyle sağlanan menfaatler de istisna kapsamında alınmıştır.

iii) Çalışanlara Toplu Taşıma Hizmetlerinden Faydalanması Maksadıyla Sağlanan Menfaate İlişkin İstisna Şartları Şunlardır;

a) Taşıma kartı veya ödeme araçlarının özellikle çalışanın işyerine gidip gelmesi için kullanacağı toplu taşıma araçlarında geçerli olması,

b) Yapılan ödemenin fiilen çalışılan günlerle sınırlı olması,

c) Ulaşım bedelinin günlük belirlenen tutarı (2020 yılı için 12 TL) aşmaması

d) Yapılan ödemenin fiilen çalışılan günlerle sınırlı olması

e) Ulaşım bedelinin nakit olarak çalışana verilmemesi

f) Toplu taşıma kartı veya ödeme araçlarının teminine ilişkin harcamaların belgelendirilmesi gerekmektedir.

g) Hizmet erbabının çalışmadığı günlere ilişkin (izin,rapor vb) ilgili ayda peşin olarak yapılan ve istisnaya konu edilmiş olan taşıma gideri ödemeleri için işverenlerce ilgili ayda düzeltme yapabileceği gibi, ertesi ay için yapılan taşıma gideri ödemelerinden de mahsup edilmesi mümkün bulunmaktadır.

h) İşverenlerce, hizmet erbabına, işyerine gidip gelmesi için toplu taşıma kartı veya bu amaçla kullanılan ödeme araçları vermek suretiyle sağlanan menfaatlerin vergiden istisna edilecek kısmında da ücret bordrosunda gösterilmesi gerekmektedir.

ı) İşverenlerin hizmet erbabına toplu taşıma kartı (İstanbulkart, Kentkart vb.) gibi ödeme araçları vermek suretiyle sağladığı menfaatler için bir günlük (2020 için 12 TL) ulaşım bedeline katma değer vergisi dahil değildir.

i) Ulaşım bedelinin istisnaya karşılık gelen tutarına ait yüklenilen KDV, işverenlerce indirim konusu yapılabilecektir. İşverenler  tarafından istisna tutarını aşan kısım ödeme yapıldığında, istisnayı  aşan kısım (istisna tutarını aşan kısma isabet eden KDV dahil olmak üzere) net ödenen ücret olarak kabul edilecek ve brüte çevrilmek suretiyle gelir vergisi tevkifatına tabi tutulacaktır. Ayrıca, istisna tutarını aşan kısma isabet eden ve ücret olarak kabul edilen KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı aşikârdır.

Örnek 1: İşveren (A) Mayıs/2020 döneminde 25 gün çalışan Ahmet beyin İstanbulkartına 275 TL yüklemiştir. (KDV Dahil) işveren (A) tarafından 187,92 TL istisnaya konu edilecektir. İstisna kapsamındaki bu tutara denk gelen 33,82 TL’lik KDV indirim konusu yapılabilecektir. İstisna tutarını aşan 45,13 TL (233,05-187,92 TL) + 8,12 TL KDV Dahil toplam alan 53,25 TL net ödenen ücret olarak kabul edilecek ve brüte ibraz edilmek üzere gelir vergisi tevkifatına tabi tutulacaktır. Diğer taraftan 8,12 TL’lik KDV İndirim konusu yapılamayacaktır.

iv) Çalışanlara Sağlanan Şehiriçi Ulaşım Harcamalarında SGK Primi Uygulaması

5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu Madde 80 ile Prime esas kazançların hesaplanmasının esasları düzenlenmektedir.

Bu maddenin, (b) bendinde “ Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile kurumca tutarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık asgari ücretin %30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tutulmaz.” Şeklindedir.

Bu madde kapsamında ;

Çalışanlara, işveren tarafından şehir içi ulaşımında kullandığı istanbulkart , kentkart gibi ulaşım kartları veya ödeme araçlarına yüklemeyi bizzat kendisi yapması durumunda, bu yapılan harcama “ayni” harcama olarak değerlendirilmekte ve günlük 12TL’ye kadar olan tutar (+KDV) SGK primine esas kazanca dahil edilmeyip, istisna tutulmaktadır. İşveren bu tutarı çalışana nakit olarak ödemesi halinde bu miktar net ücret olarak kabul edilip, brüte çevrilerek SGK primi hesaplarına konu edilecektir.

ÇALIŞIR İKEN COVİD 19′ A YAKALANAN İŞÇİ VE İŞVERENİN HASTALIK DURUMU

İş yerinde çalışır iken Covid-19 hastalığına yakalanan işveren ve işçi hastalık yönünden iş kazası ve meslek hastalığı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine dair  Sosyal Güvenlik Kurumu konu ile ilgili bir genelge yayımlamıştır.

SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 07 Mayıs 2020 tarihinde yayımlanan Koronavirüs (COVID-19) konulu ve 2020/12 sayılı Genelgede;

• Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip Koronavirüsün (COVID-19), çok hızlı bir küresel yayılım göstererek neredeyse tüm Dünya ülkelerini etkilediği ve Dünya Sağlık Örgütünce pandemik (salgın) bir hastalık olarak ilan edildiği, Ülkemizin de söz konusu salgından olumsuz yönde etkilendiği,

• 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 15 inci maddesinde; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar, hastalık halidir.” hükmü yer aldığı,

• Buna göre; COVID-19 virüsünün bulaşıcı bir hastalık olduğu dikkate alındığında, söz konusu salgına maruz kalan ve sağlık hizmet sunucularına müracaat eden sigortalılara hastalık kapsamında provizyon alınması gerektiği,

açıklamalarına yer verilmiştir.

Mevcut durumda;

4/b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalı sayılan işverenler de iş kazası ve meslek hastalığı sigortasına tabi olmakla birlikte, bu işverenlerin de işyerinde bulundukları sırada veya yürüttükleri iş nedeniyle covid-19  pandemi (küresel salgın) hastalığına yakalanmaları olayı iş kazası veya meslek hastalığı değil hastalık sayılacak, 4/a kapsamında işçilerin işyerinde bulunduğu sırada veya işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle Covid-19 pandemi (küresel salgın) hastalığına yakalanmaları iş kazası olayı veya meslek hastalığı değil, hastalık sayılacak.

DOĞUM VE ASKERLİK BORÇLANMALARINDA VERGİ İNDİRİMİ

Sosyal Güvenlik Kuruma tabi olarak çalışmaya devam edenlerle birlikte ticari faaliyette bulunanlara 193 sayılı gelir vergisi kanunun 63 ve 63/2 maddesine istinaden ve Doğum, askerlik ve yurtdışı borçlanmalar çalışırken yapmaları halinde vergiden indiriliyor. Erken emeklilik için ödeyeceğiniz paranın en az yüzde 15’ini devlet karşılıyor. Doğum borçlanmasında kazanç en az 3.390,31 lirayı, askerlikte ise en az 2.542,74 lirayı buluyor

Sosyal güvenlik mevzuatımız hem erkek hem kadın sigortalılara borçlanma ile erken emeklilik fırsatı sunuyor. Sigortadan önce askerlik yapan erkekler borçlanarak 1 yıl erken emekli olurken kadınlar sigortadan sonraki üç çocuğa kadar borçlanarak çalışmadan 6 yıl prim kazanabiliyor.

Yine yurtdışındaki çalışmalar da borçlanılarak emeklilik primi olarak saydırılıyor. Erkeklerin borçlandıkları süre kadar işe giriş tarihleri geri gidiyor ve emeklilikleri 1 yıl öne alınıyor. Kadınlarda ise eksik primler tamamlanarak 6 yıl daha fazla çalışmadan emekli olunuyor. Her çocuk için 720 gün borçlanılarak 2 bin 160 gün yani 6 yıllık prim kazanılıyor.

Yurtdışı borçlanma asgari ücretin yüzde 45’i kadar olurken diğerleri yüzde 32’si kadar hesaplanıyor. Bir aylık en az doğum ve askerlik borçlanması 2020 yılı için 941 lira 76 kuruş olarak tahsil ediliyor. En az rakamdan düşünüldüğünde 18 aylık askerlik borçlanması 2020 yılı için 16.951,68 TL’yi, 24 aylık bir çocuk borçlanması ise 22,602,24 lirayı buluyor.

Her yıl Ocak ayında asgari ücret arttığında borçlanılacak en az tutar da değişiyor. Tavandan borçlanmak isteyenler ise bu tutarın 75 katına kadar fazla para ödeyebiliyor. Fazla ödemek emekli maaşını artırıcı rol oynuyor. Ancak emekli maaşı hesaplanırken tüm kazançlara bakıldığından en alt seviyeden ödemek daha avantajlı olacaktır.

Gelir Vergisi Kanunu’na göre ücretliler, borçlanma amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yaptıkları prim ödemelerini, vergi matrahından indirebiliyor.

Ödeme toptan yapılmışsa, ödenen tutara ulaşıncaya kadar, ücretlerin vergiye tabi tutarından indirim yapılabiliyor.

Vergi indiriminden yararlanabilmek yapılan borçlanma belgesinin işverene verilmesi gerekiyor.

Belgenin işverene verildiği aydan başlamak üzere ödenen tutarın tamamı kazançtan indirilebiliyor.

Asgari ücretli bir çalışan 2020 yılı için aylık 375.23 TL (AGİ hariç) gelir vergisi ödüyor. 24 aylık doğum borçlanması için 22.602.24 lira ödediğinde borçlanılan tutarın tamamı bitene kadar her ay indirim uygulanıyor.

İlk ayda uygulanacak tutar vergi matrahı kadar yani 2.501,55 TL olacak. Toplam ödeme bitene kadar bu indirim devam edecek. Böylece 9 ayda 22,513,95 lira vergi matrahından düşülecek. 9 ay boyunca hiç vergi ödemeyeceği için aylık 375,23  lira cebinde kalacak.

Kalan 88,29 lira ise 10’uncu Aydaki matrahtan düşülecek.

Son ay vergisi  13,24 lira azalacak.

Toplamda vergi kazancı 3.390,31 lirayı bulacak.

Böylece devlet doğum borçlanmasının en az yüzde 15’ini çalışan adına karşılamış olacaktır. Gelir vergisi dilimi artıkça vergi iade tutarı oran nispetinde artış gösterecektir.

Maaşı yüksek çalışanlarda kazanç daha da artmaktadır.

ÖRNEK HESAPLAMA

BİR ÇOCUK BORÇLANMASI ( 22.602,24 TL)

Brüt asgari ücret 2.943 TL

Vergi matrahı 2. 501,55 TL

İndirilecek tutar 2,501,55 TL ( 9 ay boyunca)

10. Ay inecek tutar 88,29 TL

9 ay ödenecek vergi 0 TL

Aylık kazanç 375,23 TL

Toplam kazanç 3.390,31 TL

ASKERLİK BORÇLANMASI (16.951,68 TL)

Brüt asgari ücret 2.943 TL

Vergi matrahı  2.501.55 TL

İndirilecek tutar 2.501,55TL (6 ay boyunca)

7. ay indirilecek tutar 1.942,38 TL

6 ay ödenecek vergi 0 TL

Aylık kazanç 375,23 TL

Toplam kazanç 2542,75 TL

Bununla birlikte borçlanmalardan dolayı vergi iadesi süresince ayrıca çalışan personele (AGİ) Asgari geçim indirimi uygulanmamaktadır.

KONAKLAMA VERGİSİ

7194 sayılı kanunun 9. maddesi ile turizm sektörüne yeni bir vergileme getirilmiştir.

Otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart, misafirhane ve kamping gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile hizmetlerden yararlananlara sunulan yeme,içme ,aktivite,eğlence hizmetleri ve havuz,plaj,termal ve benzeri alanların kullanımı gibi diğer tüm hizmetlerin,bu hizmetin bedeli üzerinden vergiye tabi olmaktadır.

Bu açıklamalara göre, söz konusu tesislerde konaklayanlara verilen yatma, yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ve havuz, plaj, termal ve benzeri alanların kullanımı gibi hizmetlere ilişkin tutarlar, geceleme hizmetinden ayrı olarak fatura veya benzeri belgelerde gösterilmiş olsa dahi konaklama vergisinin matrahına dahil edilecektir.

Örneğin Bay(A) Adana ilinde bulunan şehir otelinde geceleme yapmıştır. Bay(A) akşam yemeği için şehirdeki ünlü bir lokantaya gitmiştir. Bay(A) sadece oteldeki geceleme hizmetinden dolayı konaklama vergisi ödeyecek, dışarıda yediği akşam yemeği bedeli, verginin matrahına ilave edilmeyecektir.

Konaklama vergisi, konaklama tesislerinde düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde ayrı olarak gösterilmek zorundadır. Bu vergi, katma değer vergisi matrahına dahil edilmez.

Konaklama vergisinin mükellefi konaklama hizmetini verenlerdir. Konaklama vergisinin oranı %2’dir.Konaklama vergisi 1.4.2020 ile 31.12.2020 dönemleri arasında %1 olarak uygulanacaktır.

Konaklama vergisinin vergilendirme dönemi birer aylık dönemlerdir. Her bir vergilendirme dönemine ait konaklama vergisi, vergilendirme dönemini takip eden ayın 26.günü akşamına kadar KDV yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyan edilir ve bu süre içinde ödemesi yapılır.

YENİ VERGİLER VE TORBA YASA İLE YAPILAN SON DEĞİŞİKLİKLER

7194 Sayılı Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile bazı kanunlarda ve 375 sayılı kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılması hakkında kanun 7.12.2019 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

1)193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesine ilave yapılmıştır.

Gelir vergisi tarifesinin 4.Gelir diliminde yer alan tutarın (500.000TL) üzerinde telif kazancı elde edenlerin GVK 18. maddede düzenlenen istisnadan faydalanamazlar ve beyanname vermeleri gerekmektedir.

Maddeye göre yıllık elde edilen kazanç belirlenen sınırı aşıyorsa bu kazançların sadece sınırı aşan tutarı değil, tamamı yıllık gelir vergisi beyannamesinin konusuna girer.(Yürürlük tarihi:01.01.2020)

2)Çalışanlara ödenen ulaşım gideri istisnası Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesine konu ile ilgili ilave yapılmıştır. İşverenlerce taşıma hizmeti olmadığı durumlarda, günlük 10TL’yi aşmaması şartı ile çalışanlara toplu taşıma kartı ve bileti veya bunların yerine geçen ödeme araçları yani, çalışanlara Mavi Kart, İstanbul Kart gibi ödeme araçları vermeleri halinde sağlanan menfaatler gelir vergisinden istisnadır.

Ödemenin çalışılan gün için 10TL’yi aşan kısım ile ulaşım bedeli olarak nakit ödenmesi durumunda ücret gibi vergilendirilir.

3)Ticari kazanç sahiplerine Gelir Vergisi Kanunu 40. maddesinde yapılan düzenleme ile binek araçlarında gider kısıtlaması getirilmiştir.

a)Kiralama yoluyla kullanılan binek otoların her birine ait aylık kira bedelinin 5.500TL’ye kadar olan kısmı gider yazılıp, üstü gider yazılamayıp KKEG olarak kayıtlara alınacaktır.

b)Binek otoların satın alınmasında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisini maliyete eklemeyerek direkt gider yazmak istemeleri halinde, ÖTV ve KDV toplamının en çok 115.000TL’lik kısmı doğrudan gider yapılabilecektir, gider yazılmayan kısmı KKEG olarak işlem yapılacaktır.

c)İşletme aktifine kayıtlı veya kiralanan otoların giderlerinin en çok %70’lik kısmı gider yazılabilecektir.%30’luk kalan kısım ve bu kısma isabet eden KDV’si KKEG olarak kayıtlara alınacaktır.

d)İlk satın alma bedeli ÖTV ve KDV hariç 135.000TL’yi söz konusu vergilerin maliyet bedeline ilave edildiği veya binek otonun ikinci el olarak satın alındığı hallerde amortisman bedeli 250.000TL’aşan otoların her birine ait ayrılan amortisman tutarının fazla bu kısma isabet eden miktarın ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. Gider yazılamayan kısım KKEG olarak işlenecektir.(Yürürlük tarihi:01.01.2020)

-Yukarıdaki gider kısıtlamaları aynı şekilde serbest meslek kazancı elde edenler içinde geçerlidir.

4)Ücretlilerin Yıllık Beyanname Vermeme Haddi Değişti.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 86.maddesinin birinci fıkrasının 1/a alt bendi aşağıdaki şekilde revize edilmiştir.

-Tek işverenden alınan tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret gelirleri toplamı 103.maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı(500.000TL) aşması halinde bu gelir yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.

-Birden fazla işverenden Tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret geliri elde edilen mükelleflerin, birden sonraki işverenden aldıkları ücret geliri 103.Maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (40.000TL) aşması halinde bu gelirler beyan edilecektir.(Yürürlük tarihi:01.01.2020)

5)Avukatların İcra Dairelerinden Aldıkları Vekâlet Ücretleri

193 sayılı Gelir Vergisi Kanun’unun 94.maddesine ilave yapılmıştır.

-Tevkifat yapmakla yükümlü olanlar arasında olmak suretiyle, karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti üzerinden yapılacak gelir vergisi kesintisini her durumda ödemeyi yapanlarca gerçekleştirileceği, vekâlet ücretinin avukatlara ödenmek üzere icra ve iflas müdürlüklerine yatırıldığı durumlarda da tevkifatın ödemeyi yapanlara yapılması gerektiği düzenlenmiştir.(Yürürlük tarihi:7.12.2019)

6)Gelir Vergisi Tarifesinde değişiklik yapıldı

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 103.Maddesinde değişiklik yapılmıştır.(2020 yılı için)

22.000 TL’ye Kadar% 15
49.000 TL’ye Kadar% 20
120.000 TL’ye Kadar% 27
600.000 TL’ye Kadar% 35
600.000 TL’nin fazlası% 40

Oranında vergilendirilir.

Bu değişiklik 1.1.2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanacaktır.

7)Vergiye uyumlu mükelleflerde % 5 lik Vergi indirimi 193 sayılı kanunun mükerrer 121.maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmıştır.

Vergiye uyumlu mükelleflere sağlanan % 5’lik vergi indiriminden yararlanabilmek için gerekli koşullardan biri, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı vergi dairelerine verilen vergi beyannamelerinin süresinde verilmesi ve bunlarla alakalı tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmesidir.

Bu indirimden faydalanabilmek için üç önemli düzenleme yapılmıştır.

İ)Vergi beyannamelerinin neler olduğu açıklanmış ve çerçeve sınırlanmıştır. Bunlar yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile KDV ve ÖTV beyannameleridir. Diğer beyannameler bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.

ii)Bu beyannameler (İ bendinde sayılanlar) ile alakalı tahakkuk eden vergilere ilişkin ödeme koşuluda gelir ve kurumlar vergisi beyannamesi verilme zamanına çekilmiştir.

Örneğin, mükellef(X) Ltd. Şti., 2019 yılı nisan dönemi KDV Beyannamesini süresinde vermiş ancak buna ait tahakkuk eden vergiyi süresinde ödememiştir.Bu kuruma ait ilgili dönem KDV borcunu 24/02/2020 tarihinde vergi dairesine ödemiştir.2019 yılına ait kurumlar vergisi beyanname verme süresi olan Nisan/2020 tarihinden önce söz konusu vergi ve gecikme zammını ödediğinden kurumun 2019 yılı kurumlar vergisi hesaplanırken %5’lik indirim hakkından faydalanacaktır.

iii)Mahsup yoluyla yapılan ödemelerde, daha sonradan tespitler nedeniyle, mahsuben ödenmek istenen tutarın % 10’una kadar yapılan eksik ödemeler indirimden faydalanılmasına engel teşkil etmeyecektir. Bu maddenin yürürlüğü 2019 Takvim yılı için,2020’de verilecek yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri için uygulanacaktır.

8)Sporculara yapılan ödemelerde süre ve oran değişti.

Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 72.maddesinde yer alan süre ve oranda değişiklik yapılmıştır.

Bu kapsamda sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelere ilişkin vergilendirme süresi 31.12.2023 tarihine uzatılmıştır. GVK geçici 72.maddeye göre:

a)Lig usulüne tabi spor dallarında

b)En üst ligdekiler için % 15, olan vergi oranı % 20 olarak uygulanacaktır.

Bu maddedeki diğer oranlarda bir değişiklik olmamıştır. Bu maddede yapılan diğer bir değişiklik ile de, sporcular tarafından elde edilen ücret gelirlerinin toplamı 103.madde de yazılı tarifenin dördüncü diliminde (500.000TL) yer alan tutarı aşması halinde sporcu ücretlerinde yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.(Yürürlük tarihi:1.1.2020’dir.)

ELEKTRONİK DEFTER UYGULAMA NOTLARI

  • E- Defter Uygulamasına Dahil Olma Zorunluluğu

Aşağıdaki mükelleflerin e- defter uygulamasına dahil olmaları zorunludur.

  1. E-fatura uygulamasına geçiş zorunluluğu bulunan mükellefler,
  2. Türk Ticaret Kanununun 397.maddesine göre bağımsız denetime tabi olan şirketler,
  3. GİB tarafından riskli ya da vergiye uyum düzeyi düşük olan mükelleflere yazılı bildirim yapmak ve 3 ay geçiş süresi vermek suretiyle e-defter uygulama zorunluluğu getirmeye yetkilidir.
  • E-Defter Uygulamasına Dahil Olma Zorunluluğu Bulunan Mükelleflerden;
  1. E-fatura uygulamasına geçiş zorunluluğu bulunan mükellefler, e-fatura uygulamasına geçiş süresi içinde,
  2. Bu tebliğ yayım tarihi itibari ile bağımsız denetime tabi olan şirketler 1/1/2020 itibari ile 2020 ve devam eden yıllarda bağımsız denetime tabi olan mükellefler ise şartların sağlandığı takip eden yılın başından itibaren,

Defterlerini elektronik ortamda oluşturacak, kaydedecek, muhafaza ve ibraz edecek gerçek ve tüzel kişi mükelleflerin ,e-defterlerin tutulması ,kaydedilmesi,onaylanması,saklanması ve ibrazında kullanacakları yazılımın başkanlıktan uyumluluk onayı almış bir yazılım olması gerekmektedir.

  • E-Defter Dosyalarının Oluşturulması Ve Beraat Dosyalarının E –Defter Uygulamasına Yüklenmesi;

– E-defter uygulamasına dahil olanlar, standartlara uygun olarak aylık dönemler itibari ile e-defterlerini oluşturmaya ve saklamaya başlayacaklardır.

  • – E-defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayına ait beratın alınması açılış onayı, son ayına ait beratın alınması ise ilgili aylara ait defterlerin noter onayı yerine geçer.
  • – Defter ve berat dosyalarının ilgili olduğu ayı takip eden üçüncü ayın son gününe kadar,
  • Hesap dönemlerinin son ayına ait defter ve berat dosyaları, gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinin verildiği ayın son gününe kadar,
  • – Dileyen mükellefler, her hesap dönemine ilişkin ilk ayda, tercihlerini e-defter uygulaması aracılığıyla elektronik ortamda bildirmeleri şartıyla, her bir geçici vergi döneminin aylarına ait e-defter ve berat dosyalarını her ay için ayrı ayrı olmak üzere, ilgili olduğu geçici vergi dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesinin verileceği ayın sonuna kadar oluşturma, onaylama ve berat dosyalarını e-defter uygulamasına yükleme imkânından faydalanabilirler.
  • – Tercihlerini geçici vergi dönemleri bazında yapmayanlarda ilk seçenek yani ilgili ayı takip eden üçüncü ayın sonuna kadar beratların alınması ve e-defterin yüklenmesi gerekiyor.
DönemAylık Yükleme Tercihinde Bulunulması HalindeGeçici Vergi Dönemleri Bazında Yükleme Tercihinde Bulunulması Halinde
OcakNisan Ayı SonuOcakŞubatMartMayıs Ayı Sonu
ŞubatMayıs Ayı Sonu
MartHaziran Ayı Sonu
NisanTemmuz Ayı SonuNisanMayısHaziranAğustos Ayı Sonu
MayısAğustos Ayı Sonu
HaziranEylül Ayı Sonu
TemmuzEkim Ayı SonuTemmuzAğustosEylülKasım Ayı Sonu
AğustosKasım Ayı Sonu
EylülAralık Ayı Sonu
EkimOcak Ayı SonuEkimKasımAralıkGelir Veya Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin Verileceği Ayın Sonuna Kadar
KasımŞubat Ayı Sonu
AralıkGelir Veya Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin Verileceği Ayın Sonuna Kadar
  • – E-defter ve berat dosyalarının mükelleflerin kendilerine ait NES veya mali mühür ile imzalanması esas olmakla birlikte mükellefler tarafından noterde tanzim olunan vekâletname veya başkanlık tarafından belirlenen usullere göre oluşturulan elektronik imzalı muvafakatnamede belirtilmesi kaydıyla onaylı yazılım firmalarının ya da meslek mensuplarının mali mührü ya da NES i ile zaman damgalı olarak onaylanması ve bunlar tarafından bilgilerin e-defter uygulaması aracılığıyla başkanlık sistemine yüklenmesi gerekmektedir.
  • E Defter Dosyaları,Berat Dosyaları Ve Muhasebe Fişlerinin Muhafaza Yeri İbrazı
  • – E-defter dosyaları ve bunlara ait berat dosyaları birbirleri ile ilişkili şekilde elektronik ortamda muhasebe fişleri ise kağıt veya elektronik ortamda istenildiğinde ibraz edilmek üzere muhafaza edilmek zorundadır.
  • – Defterlerini elektronik ortamda tutanlar, e-defter dosyaları, elektronik ortamda oluşturulan muhasebe fişleri ve ilgili berat dosyalarını vergi kanunları Türk ticaret kanunu ve diğer düzenlemelerde yer alan süreler dahilinde elektronik manyetik veya optik ortamlarda(kağıt ortamında tutulması tercih edilen muhasebe fişleri kağıt ortamında) muhafaza ve istenildiğinde elektronik, manyetik veya optik araçlar vasıtasıyla eksiksiz ve okunabilir şekilde ibraz etmekle yükümlüdür.
  • – E-defter ve berat dosyalarının e-defter uygulamasına dahil olan mükelleflerin kendilerine ait bilgi işlem sistemlerinde muhafaza edilmesi mecburidir.
  • – E-defter dosyaları ile bunlara ilişkin berat dosyalarının ikincil kopyalarının, gizliliği ve güvenliği sağlanacak şekilde-defter saklama hizmeti yönünden teknik yeterliliğe sahip ve başkanlıktan bu hususta izin alan özel entegratörlerin bilgi işlem sistemlerinde ya da başkanlığın bilgi işlem sistemlerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren asgari 10 yıl süre ile muhafaza edilmesi zorunludur.

YABANCILARA GAYRİMENKUL SATIŞI KDV İSTİSNASINDA KOLAYLIK

  01.04.2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, çalışma veya oturma izni alarak altı aydan fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere ve Kanuni İş Merkezi Türkiye’de olamayan ve Türkiye’de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut ve iş yeri teslimlerinde KDV istisnası uygulanmaktadır.

                Konut ve işyerini inşa eden mükellefin yapacağı ilk teslimde istisna uygulanır.

Konut veya iş yeri tesliminde KDV istisnası için, satış bedelinin en az %50’lik kadar kısmının faturanın düzenlendiği tarihten önce, diğer kısmının ise en geç bir yıl içinde alıcı tarafından döviz olarak Türkiye’ye getirilerek satıcıya ödenmesi gerekir.

İstisnaya ait KDV iadesi bedelin tamamının Türkiye’ye getirilerek satıcıya ödenmesinden sonra yapılır.

Kdv istisnasından faydalanacak yabancı uyruklu kişilerin döviz tutarlarını Türkiye’ye getirme şartında, para transferi hususunda kambiyo uygulamalarından kaynaklanan çeşitli sıkıntılar yaşanıyordu.

Bakanlık 15 Ekim 2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 27 nolu KDV Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasa Dair Tebliğ ile Para transferi konusuna kolaylık getirmiştir. Yapılan yeni düzenleme ile

  • – Alıcılar dışındaki gerçek veya tüzel kişiler tarafından bankalar aracılığıyla satıcıların hesabına yapılan döviz transferleri;
    1. Döviz transferine ilişkin banka dekontunda alıcıya ve teslime konu konut veya işyerine ilişkin bilgilere (Proje adı, adres, bağımsız bölüm numarası) yer verilmesi veya
    2. Dövizi transfer eden gerçek veya tüzel kişiler tarafından, transfere konu tutarın alıcı adına gönderildiğine dair satıcıya, alıcı ve teslime konu konut veya işyerine ilişkin bilgileri (Proje adı, adresi, bağımsız bölüm numarası) içeren bir muvafakatname verilmesi şartıyla,

istisna kapsamında Türkiye’ye getirilen döviz olarak kabul etmiştir.

TURİZM PAYI BEYANNAMESİ DETAYLARI

Giriş: 15 Temmuz 2019 tarih ve 30832 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı kurulmuş ve bu kanun ile Turizm Payı ödeme zorunluluğu getirilmişti.

                Kapsam: 7183 sayılı Kanun ile getirilen “Turizm Payı” uygulamasında bakanlıktan belgeli yeme içme ve eğlence tesisleri, bakanlıktan kısmi turizm işletmesi belgesi ve turizm işletmesi belgesi alan müstakil 1. ve 2. Sınıf Lokantalar, Lüks Lokanta, Özel yeme-içme tesisleri, gastronomi tesisleri, müstakil eğlence yerleri, bar, kafeterya, eğlence merkezleri ve günü birlik tesis işletmeleri bu işletmelerdeki faaliyetleri sonucunda elde edilen net satış ve kira gelirinin toplamı üzerinden alınır.- Bileşik tesisler ile konaklama tesislerinde binde yedi buçuk,- Bakanlıktan belgeli yeme-içme ve eğlence tesislerinde binde yedi buçuk,- Deniz turizmi tesisleri ile Bakanlıktan belgeli deniz turizmi araçlarından binde yedi buçuk,- Seyahat acentalarından(münferit uçak bileti satışları hariç) on binde yedi buçuk,- Havayolu işletmelerinden(ticari yolcu taşımacılığı faaliyetlerinden) on binde yedi buçuk,- Devlet Hava Meydanları işletmesi Genel Müdürlüğü tarafından işletilenler hariç olmak üzere havalimanı ve terminal işletmelerinden binde iki oranında olmak üzere turizm payı alınır.

Turizm payı beyannamesi içerik ve dönemlerini belirleme hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki vermiştir.

                Bu yetki çerçevesinde hazırlanan tebliğ taslağı kapsamı belirginleşmiş, kamuoyunun görüşüne açılmıştır. Turizm payı uygulaması 1 Ekim 2019 tarihinde başlamakla birlikte bu döneme ilişkin beyanname verme ve ödeme süresi 30 Kasım 2019’dur

                Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belge verilmeyen hiçbir turistlik tesis veya turizm araçları bu kapsama dahil değildir.

                Turizm Payı hesaplamasına esas alınacak net satışlar tarifinde ise; kapsamındaki işletmelerin esas faaliyetleri çerçevesinde satılan mal veya hizmetler karşılığında aldıkları toplam değerler ile bunlarla ilgili sübvansiyonlar, vade farkları, kur farkları gibi hasılat kalemlerine ait değerler toplamından, satış iskontoları, iadeler ile ilgili indirimlerin düşürülmesi sonucu bulunan tutardır.- Turizm payı ise, ticari işletmelerin faaliyetleri sonucunda elde ettikleri net satış ve kira gelirlerinin toplamı üzerinden alınan payı ifade etmektedir.- Turizm payı beyannamesi verilirken, kurumlar vergisi mükellefleri aylık dönemlerle, diğerleri ise üç aylık dönemlerle belirlenmiştir.

– Üç aylık dönemler, Ocak-Şubat-Mart, Nisan-Mayıs-Haziran, Temmuz-Ağustos-Eylül ve Ekim-Kasım-Aralık şeklindedir.- Turizm payının beyanname verme ve ödeme süresi, beyan dönemini takip eden ayın son günü saat 23.59’a kadar yapılabilir.- Bu beyannameyi, beyan döneminde net satışı ve kira geliri bulunmasa dahi, Turizm Payı Beyannamesini vermekle yükümlüdürler.- Turistik Tesislerin bünyesinde bulunan SPA, Sauna, ATM, Kuaför vb. ticari ünitelerden elde edilen kira gelirlerinden de turizm payı hesaplaması yapılır. Örneğin yat işletmeciliğinden elde edilen hasılatta bu hesaplamaya dahil edilir.- Turizm işletmesi ana faaliyet konusu yanında ayrıca başka işlerle de iştigal ediyorsa (Yük taşımacılığı, inşat vb.) sadece turizm faaliyetine ait net satışları dikkate alınır.- Turizm payı beyannamesi, mükellefin gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine verilir.- Mükelleflerce turizm payı ödemeleri, kurumlar vergisi veya gelir vergisi matrahının hesabında gider olarak dikkate alınır.- Turizm Payı Beyannamesi vermekle yükümlü olanların, turizm payı mükellefiyetinin yapılması için bahsi geçen tebliğin yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün içinde İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden ya da dilekçe ile yetkili vergi dairesine başvurulması gerekir.

Scroll to top