Ay: Nisan 2022

DÖVİZ İLE YAPILAN İŞLEMLERDE KISITLAMA

A. Dövizli fatura ve sözleşme düzenlemedeki son durum

12.09.2018 tarihli ve 85 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararda değişiklik yapan 2022-32/34 nolu Tebliğ ile Türkiye’de ikamet edenlerin kendi aralarında yapacakları belirli sözleşmelerde sözleşme bedelinin ve ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenemeyeceğine dair düzenlemeler yapılmıştır.

Fakat 19.04.2022 tarihli ve 31814 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2008-32/34 sayılı tebliğde değişiklik yapan 2022-32/66 nolu tebliğ ile yeni düzenleme yapılmıştır.

Söz konusu Tebliğ ile ilgili Tebliği(Tebliğ no: 2008-32/34)’in 8 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının sonuna “Ancak sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi zorunludur.” Cümlesi eklenmiş, on beşinci fıkrasında yer alan  “kararlaştırılması” ibaresi, , “ödenmesi ve kabul edilmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişikliğe göre;

-Türkiye’de ikamet eden gerçek ve tüzel kişilerin;

-19.04.2022 tarihinde itibaren düzenlenecek fatura ve sözleşmelerin bedellerinin döviz cinsinden ya da dövize endeksli olarak düzenlenebilecek, fakat bu sözleşme ve faturalarda konu ödeme yükümlülüklerinin TL cinsinden yerine getirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Bir diğer ifade ile bu tarihten sonra emtia alışına ait faturaların düzenlenmesi döviz veya dövize endeksli olabilecek, fakat ödeme vadesinde ödeme yükümlülüğü TL cinsinden yapılacaktır.

-Yine tebliğin yayım tarihli olan 19.04.2022 tarihinden itibaren dövizli çekler düzenlenemeyecektir.

-19.04.2022 tarihinden önce düzenlenmiş faturalar ve döviz çeklerine ait ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden yerine getirilebilecektir.

-Tebliğde geçen “menkul” ibaresi gayrimenkul tanımına girmeyen her türlü mal ve eşya kapsamaktadır.

-Söz konusu değişiklik Türkiye’de ikamet eden gerçek ve tüzel kişilerin kendi aralarında düzenleyecekleri sözleşme ve faturaların konusu ödemeleri kapsaması sebebi ile Türkiye’de ikamet eden gerçek ve tüzel kişiler arasında düzenlenecek fatura ve sözleşmelere ait ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden yerine getirebilir.

-Bahsi geçen hükümlere uyulmaması halinde; işlemin tarafları için ayrı ayrı olması ve kurallara uymamanın tekrarı halinde iki kat uygulanmak üzere, 2022 yılı için 14.300 TL ila 110.175 TL arasında idari para cezası uygulanacaktır.

     B.İhracat bedellerinin yurda belli getirilmesi ve belli bir oranın bozdurulması ve alt limit değişikliği

-Merkez Bankasının 16 Ocak 2020 tarihli ihracat Genelgesi’ne Hazine ve Maliye Bakanlığının 31.12.2021 tarihli talimatı ile “İhracat Bedellerinin Merkez Bankasına Satışı” başlığı ile “Ek Madde 1.” ilave edilmiştir. Bu düzenleme ile ihracat bedelleri yurda getirilmesi kapsamında İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) veya Döviz Alım Belgesi (DAB)’ne bağlanan ihracat bedellerinin %25’inin Merkez Bankasına satılması zorunluluğu getirilmiştir.

-Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 15.04.2022 tarihli talimatı ile 18.04.2022 tarihinden itibaren İBKB’ye veya DAB’a bağlanan ihracat bedellerinin bozdurma oranı %25’den %40’a çıkartılmıştır. Bir diğer ifade ile ihracatçı firmalar, ihracat bedelleri geldiğinde bu faturaların en az %40’nı Merkez Bankasın satacaklardır.

-Diğer taraftan Ukrayna ve Rusya’ya gerçekleştirilecek ihracat bedellerinin döviz cinsinden beyan edilmiş olsa bile Türk lirası olarak kabulü mümkündür.

-İhracat bedellerini yurda getirilmesine ilişkin düzenleme yapıldı. İhracatta 30 bin dolar olan terkin alt limiti 25 Nisan 2022 tarihinden itibaren 15 bin dolar uygulanacak. TCMB’nin 16 Ocak 2020 tarihli ihracat genelgesinin “terkin başlıklı 28. Maddesinin” 1nci fıkrasında yer alan 30.000 ABD Doları, Hazine ve Maliye Bakanlığının 21.04.2022 tarih ve 1150193 sayılı yazısı üzerine Merkez Bankası tarafında 15000 ABD Doları olarak belirlendi. 15 bin doların üzerindeki ihracat geliri yurda getirilecek.

Bir diğer ifade ile ihracat beyannamesi başına değerlendirme yaparken, beyannamedeki ihracat bedeli 15.000 USD’nin altında ise, beyannameyi kapama zorunluluğu bulunmamaktadır.

MESLEK ODALARINA KAYITLI OLANLARIN BAĞKUR ZORUNLULUĞU

01.10. 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Sigortalı sayılanlar” balıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılmıştır. Bu nedenle Bağ-Kur sigortalıları için, 4/1-b, 4/b gibi tanımlamalar kullanılmaktadır.

Söz konusu 4/b maddesi uyarınca zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı kapsamına aşağıda belirtilenler girmektedir; Köy ve mahalle muhtarları şayet emekli aylığı almıyor iseler SGK primleri hazine tarafından ödenmektedir. Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar.

Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar.

Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket (limited şirket) ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları.

Tarımsal faaliyette bulunanlar (ziraat odası kaydı ve/veya tarım il/ilçe müdürlüğü kaydı olanlar).

Ayrıca 4/a (SSK) kapsamında ayda 30 günden az çalışanlardan aylık prim günlerini 30’a tamamlamak için isteğe bağlı sigortalı olanlar ile yurtdışında çalışmakta olan işçileri ile ev hanımı olanlar ile isteğe bağlı sigortalılar da 4/b kapsamındadırlar.

Şayet yaşlılık aylığı alanlar ile 4/a (SSK) Kapsamında Olanlar İçin Zorunluluk Kalkıyor

Yukarıdaki maddeler kapsamına girseler bile kendi çalışmalarından dolayı yaşlılık (emekli) aylığı alanların 4/b (Bağ-Kur) sigortalısı olma zorunlulukları ortadan kalmakta, herhangi bir işyerinde hizmet akdine istinaden 4/a (SSK) kapsamında sigortalı olarak çalışanların ise bu sigortalılıkları devam ettiği sürece 4/b (Bağ-Kur) sigortalılıkları devreye girmemektedir.

Bu durumda Meslek Odası Kaydı Olanların Durumu

Yukarıda yer verilen kanun hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi gereğince; gelir vergisinden muaf olup (herhangi bir vergi mükellefiyeti veya şirket ortaklığı bulunmayıp), sadece esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar da zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı kapsamına girmektedir.

Bu nedenle meslek odalarına üyelik kaydı yaptıranlar, kendileri SGK’ya başvurmasa, durumu SGK’ya bildirmese bile bunların 4/b (Bağ-Kur) sigortalılıkları, esnaf ve sanatkâr sicil müdürlüklerine tescil tarihi itibarıyla başlamakta, bu konudaki bildirimi esnaf ve sanatkâr sicil müdürlükleri tarafından SGK’ya yapmaktadırlar. Ziraat odasına, ziraat odası bulunmayan yerlerde ise tarım il/ilçe müdürlüğüne kaydı olanlar ise zorunlu Tarım Bağ-Kur kapsamına girmektedir.

Gelir vergisinden muaf olduğu diğer taraftan vergi mükellefi olmadığı halde, esnaf ve sanatkâr oda üyeliğinden dolayı Bağ-Kur sigortalısı olması zorunlu olanlardan; oda üyeliğinden çıkanların yani üyelik kaydını sildirenlerin Bağ-Kur sigortalılıkları üyelikten çıkış tarihi itibariyle sona ermektedir.

Meslek odası üyeliğinden çıkmak istemeyenlerden ise esnaf ve sanatkârlar odaları birliklerinden alacakları  “Sigortalılık Muafiyet Belgesi” ile aylık faaliyet gelirlerinden bu faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarı, aylık brüt asgari ücretten az olduğunu belgeleyen ler Bağ-Kur sigortalısı olma zorunluluğundan kurtulmaktadır, Bu durumda olanlarBağ-Kur sigortalısı sayılmamaktadır. Esnaf ve sanatkâr oda üyeliğinden dolayı Bağ-Kur sigortalılığı başlatılmış olup, söz konusu muafiyet belgesini adlıktan sonra on gün içinde SGK’ya intikal ettiren Bağ-Kur sigortalıların sigortalılıkları belgenin düzenlediği tarihten, bu süreyi geçirenlerin Bağ-Kur sigortalılıkları ise belgenin SGK kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren sona erdirilmektedir, yani SGK tarafından sigorta çıkışları yapılmaktadır.

Üyelikten çıktığı veya muafiyet belgesi alarak SGK’ya verdiği için Bağ-Kur sigortalılığından çıkışı yapılanların, sigorta çıkış tarihine kadar tahakkuk etmiş olup ödemedikleri sigorta primlerini ise ödemeleri gerekmektedir, çünkü sigorta çıkışları yapılsa bile birikmiş prim borçları silinmemektedir, diğer yandan 5 yılı aşan ve hiç prim ödemesi yapılmayan Bağkur borçları silinmekle birlikte şayet emeklilik durumunda borçtan dolayı silinen hizmetler ihya yolu ile tekrar alınmaktadır.

“Sigortalılık Muafiyet Belgesi”ne istinaden Bağ-Kur sigortalılıkları sona erdirildikten sonra tekrar Bağ-Kur sigortalısı olmak isteyenlerin ise aylık faaliyet gelirlerinden bu faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın, aylık brüt asgari ücretten fazla olduğunu yine esnaf ve sanatkârlar odaları birliğinden alacakları belge ile belgelemeleri gerekmektedir. On beş gün içinde bu belge ile birlikte sigortalı işe giriş bildirgesini Kuruma intikal ettirenlerin Bağ-Kur sigortalılıkları belgenin düzenlendiği tarihten, bu süreyi geçirenlerin Bağ-Kur sigortalılıkları ise belgenin SGK kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren başlatılmaktadır.                     

İHRACAT BEDELLERİNİN YURDA GETİRİLMESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI

Merkez Bankasınca yayımlanan ihracat genelgesinde iki konuda değişikliğe gitmiştir.

  1. Döviz satışına ilişkin uygulama talimatı

Hazine ve Maliye Bakanlığı 31.12.2021 tarihli talimatı ile İhracat Genelgesine EK 1 madde ilave ederek İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) veya Döviz Alım Belgesi (DAB)’ne bağlanan ihracat bedellerinin %25’ini ilgili Banka üzerinden Merkez Bankasına satılması ve Merkez Bankasının bunun TL karşılığının ihracatçı firmanın banka hesabına aktarılması şeklinde bir düzenlemeye gitmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığının 15.04.2022 tarihli talimatı ile 18.04.2022 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere İhracat Bedellerinin Merkez Bankasına satılma zorunluluğu %25’den %40’a yükseltilmiştir.

 İlgili mevzuat,

İhracat Bedellerinin Merkez Bankasına Satışı,

EK Madde 1 – (1) Bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren İBKB’ye veya DAB’a bağlanan ihracat bedellerinin en az %40’ı İBKB’yi veya DAB’ı düzenleyen bankaya satılır. Bu bedeller bankaca Merkez Bankası tarafından ilan edilen ve işlem günü için geçerli döviz alış kuru üzerinden aynı gün Merkez Bankasına satılır ve Merkez Bankasının banka nezdindeki hesabına aktarılır. Söz konusu tutarın tam karşılığı banka tarafından ihracatçıya Türk parası olarak ödenir”. şeklindedir.

  1. Rusya ve Ukrayna’dan getirilecek ihracat bedelleri

Rusya’nın, Ukrayna’yı işgali ile Türkiye’den bu ülkelere yapılan ihracat bedellerinin yurda getirilmesinde sorunlar yaşanmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığının 07.04.2022 tarihli talimatı ile bu konuda düzenleme yapılmıştır. Rusya ve Ukrayna’ya yapılan ihracat bedellerinin döviz cinsinden beyan edilmiş olsa dahi Türk Lirası olarak kabul edilmesi mümkün hale getirilmiştir.

İhracat Genelgesine Geçici 1.madde olarak ek yapılmıştır. Düzenleme metni aşağıdaki gibidir;

Döviz olarak beyan edilen ihracat bedellerinin Türk Lirası olarak kabulü,

Geçici Madde 1- (1) Ukrayna ve Rusya’ya gerçekleştirilmiş veya gerçekleştirilecek ihracat işlemleriyle ilgili olarak ihracat bedellerinin döviz cinsinden beyan edilmiş olsa dahi Türk Lirası olarak da kabulü mümkündür.” şeklinde yer almıştır.

Scroll to top